Yönetim
Okunan
Ortak Projeler için Değerlendirmeler
2

Ortak Projeler için Değerlendirmeler

by Özgür Eralp28 Mart 2008

Kasım ve Aralık aylarında konusu geçen ‘çok uluslu yazılım projeleri’ hakkında bilgi alışverişine devam ediyoruz. Bilinçli testler uygulamakta çok başarılı olan uzak doğulu organizasyonlar, sistematik geliştirme yaklaşımlarından ve pratiklerinden hiçbir şekilde ödün vermeyen İngilizler, mümkün olduğunca hızlı çözümler üretmeye ve çabuk bildirimler sağlamaya çalışan biz Türkler. Şimdi bunlara birde yazılım dünyasının sertifikasyon uzmanları Hintli meslektaşlarımızı ekleyelim. Hiç çalıştığınız şirket değerlendirme sürecinden geçti mi? Nasıldı?

Değerlendirmeye Bakış

Değerlendiren şirketin belirli bir olgunluk düzeyine sahip olması, değerlendirilenin yararınadır. Çünkü, belirli bir süreç dahilindeki aşama, faaliyet ve adımlar takip edilecektir. Değerlendirmenin temel amacından sapmadan süreci gerçekleştirmek ise sertifikasyonun benimsenmesi ile orantılıdır. Tanımlı süreç, faaliyetler ile ilişkili dokümanlara işaret etmektedir. Emin olabilirsiniz ki, süpriz sorularla pek karşılaşmanız değerlendirme esnasında. Proje geliştirme, bir takım çalışması olduğu için bu değerlendirmede aslında bir ortak (takım arkadaşı) arayışı içindesiniz, ana soru ise ‘ortak olmak için yeterli mi?’ Temel alanlar; proje yönetimi, yazılım süreçleri, yazılım geliştirme teknikleri ve kalite başlıklarına yakın olacaktır.
Proje Yönetiminde Sorular Ne Yönde?

Proje yönetimi ile ilgili gelecek ilk sorulardan biri ‘proje ekibindeki roller ve sorumluluklar tanımlı mı, bu iş tanımları yazılı mı?’ Bu soruya çoğumuzun cevabı evet olacaktır diye tahmin ediyorum. Ardından gelecek soruyu ‘detaylı proje planları yapıyor musunuz, bu planlarda tüm bu rollerin iş adımları yer alıyor mu?’olarak tahmin edebilirsiniz. Eğer cevabınız evet ise, proje ekibinizi oluşturmuş ve herkesin görevlerini detaylandırmış durumdasınız. Peki, proje gereksinimlerinizi projeye başlamadan önce nasıl gözden geçiyorsunuz? Müşteri gereksinimlerini karşılayabileceğinizden nasıl emin olabiliyorsunuz? Özellikle ikinci soruya dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu soruya cevap verebilmek için geçmiş tecrübelerinizi ve verileri analiz edip, proje risklerini değerlendirdiğinizden emin olmanız gerekiyor. Müşteri ve ortaklarınız açısından bir diğer önemli soruda yine bu bölümde, ‘proje yönetimi’nde, yer alıyor. Değişiklik isteklerine nasıl tepki veriyorsunuz? Bu konuda bir prosedürünüz var mı? Etki ve maaliyet analizi yapıyor musunuz? Müşteriden gelecek değişiklik gereksinimlerinin organizasyonda değerlendirmesine ilişkin mutlaka yazılı bir prosedür olması gerekiyor.

Tam bu noktada altı çizilmesi gereken, sadece yazılı olması yetmiyor bu prosedür ve süreçlerin, aynı zamanda organizasyonda aktif olmaları gerekmektedir. Bu aktiflik, değerlendiriciler tarafından atlanmadan mutlaka kontrol edilecektir. Son yılların sıcak başlıklarından ‘entellektüel haklar’ gündeme gelmesi sizler için süpriz olmamalıdır. Patentlerin ve başka firmalara ait hakların kontrol ve takip edildiği bir birimin organizasyonda kurulu olması gerekmektedir. Organizasyonların en büyük zenginlikleri çalışanların eğitim ve gelişme programları ise bir diğer soru kümesini içermektedir. Tüm çalışanlarınız için yıllık eğitim planınız var mı? Bunu işletiyor ve idame ediyor musunuz?

Birden fazla grubun yer aldığı projelerde diğer disiplinler ile koordinasyonu nasıl sağlarsınız? Gruplar arasındaki iletişim noktaları ve bağlantılar belli midir? Ölçümler gerçekleştiriyor musunuz? Geçmişe ait veri toparlıyor musunuz? İdame aktivitelerini nasıl tanımlıyor ve gerçekleştiriyorsunuz? Bildirilen problemleri nasıl sınıflandırıyor musunuz, nasıl? Proje yönetimi alanında sorular benzer şekilde çoğaltılabilir. Bir nokta dikkatinizi çekmiştir, aslında sorular aynı zamanda cevaplarını da içeriyorlar.

Önümüzdeki aylarda ‘organizasyon değerlendirmeleri’ konusunda geride kalan ‘süreçler, yazılım geliştirme teknikleri ve kalite’ alanlarında devam edeceğiz. Ülkemizinde bu konuda çalışmaların artarak devam etmesi dileğiyle…

About The Author
Özgür Eralp
Özgür Eralp
2 Yorumlar
  • 17 Mart 2013 at 08:57

    After reading your story, I feel rellay determined to learn Turkish now! I’m from England but my father is Pakistani, so I can speak Urdu to a good degree. I am studying French at school, but I am not rellay learning much from it. My best friend lives in Turkey, and I haven’t spoke to her in so long. I am going there soon, and would like to be able to speak atleast enough Turkish for her to understand me. Do you know any extra tips that could help me learn Turkish? After reading this, I’m glad I atleast know where to start! Thanks

    • 08 Haziran 2013 at 23:36

      After having read your story I rellay appreciate your determination to achieve your goal (to learn Turkish) all the way through. Yes indeed you are right.. The Turkish language being from Asia is definitely difficult to learn..The more so for English speaking people I would say..But as you put it the fact your fiancee is Turkish was definitely a great advantage for you. Otherwise it would have been even more difficult to learn how to speak say somethings at leastThese are the comments of a person who has been teaching Turkish people how to speak English for a long time .. Best regards

Yanıt Bırak